Financial Times Yapay Zeka Dalgasını Yazdı: Avukatlar ve Doktorlar Bile Geçti, Şirketler Neden Hala Bekliyor?

Yapay zeka, bankacılardan doktorlara birçok alanda kullanılmaya başlandı. Ancak şirketlerin bu değişime ayak uydurması için net politikalar gerekiyor.

Yapay zeka (AI), günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelirken, avukatlar, bankacılar ve doktorlar gibi profesyoneller, iş süreçlerinde sohbet robotları ve yapay zeka araçlarını kullanmaya başladı bile. Ancak şirketler bu değişime ayak uydurmakta gecikiyor.

Deloitte’un Avrupa genelinde yaptığı anket, çalışanların önemli bir kısmının yapay zekayı hem kişisel hem de iş amaçlı kullandığını ortaya koyuyor. Üstelik bu profesyonellerin bir kısmı, çalıştıkları şirketin bilgisi olmadan kendi ceplerinden para ödeyerek bu araçları kullanıyor.

Çalışanlar Üretken Yapay Zekayı Benimsedi

Geçen ekim ayında yapılan ankete göre, katılımcıların %47’si üretken yapay zekayı kişisel aktiviteleri için kullanırken, %23’ü iş için de yapay zekadan yararlanıyor. Bu çalışanların dörtte biri, ChatGPT Plus gibi ücretli sürümlere kendi bütçelerinden ödeme yaparak erişiyor.

Özellikle, Çin merkezli DeepSeek uygulamasının ücretsiz olarak piyasaya çıkması, üretken yapay zekanın daha geniş kitleler tarafından benimsenmesini sağladı. DeepSeek, kısa sürede uygulama mağazalarının zirvesine yerleşerek, OpenAI’ın ChatGPT’sini geride bıraktı.

Riskler ve Güvenlik Açıkları

Yapay zeka politikası olmayan şirketler, bu teknolojinin yanlış kullanımından kaynaklanan risklerle karşı karşıya. Deloitte raporu, çalışanların neredeyse dörtte birinin çalıştıkları kurumlarda yapay zeka kullanımına dair net kuralların olmadığını belirtiyor. Bu durum, çalışanların şirket verilerini güvenlik standartlarına uymayan araçlarla paylaşması ve gizli bilgilerin riske atılması anlamına gelebilir.

Yanlış bilgi yayılması, müşteri ve şirket arasında ciddi hatalara yol açabilir. Özellikle avukatlar ve doktorlar gibi profesyoneller için doğru kaynaklara atıf yapmak büyük önem taşıyor. Ancak, bazı yapay zeka modelleri, haber metinlerindeki “kaynak ifadelerini” çıkarabiliyor. Bu, doğru bilgi aktarımı açısından büyük bir sorun teşkil edebilir.

Yapay Zekanın Kişisel Yaşamımıza Etkileri

Yapay zekanın günlük hayatta daha fazla yer almasıyla birlikte, kişisel iletişimde de yeni bir döneme girildi. Örneğin, doğum günü mesajlarının yapay zeka tarafından yazılması, artık birçok kişi için sıradan hale geldi. Peki bu durum kişisel seslerin kaybolmasına mı yol açacak, yoksa daha etkili iletişimin önünü mü açacak?

Deloitte raporuna göre, kullanıcıların %70’i haber özetlerinde yapay zekaya güvenirken, %64’ü kişisel konularda bile yapay zekadan destek almayı tercih ediyor. Ancak, İngiltere’de yapılan bir başka ankette %36’lık bir kesimin yapay zekanın her zaman doğru bilgi verdiğini düşündüğü ortaya çıktı. Bu yanlış bir algı olabilir ve daha fazla şirketin bu konuda net politikalar belirlemesi gerekiyor.

Karar Zamanı: Şirketler Ne Yapmalı?

Yapay zeka her geçen gün daha da gelişiyor. Ancak bu hız, doğru bilgiye erişim ve iletişim süreçlerinde karmaşaya yol açabilir. Factal gibi teknoloji şirketleri, yapay zeka modellerinin gazetecilik ilkelerine aykırı olarak kaynakları çıkardığını tespit etmişti.

Daha fazla şirketin, çalışanlarının yapay zekayı nasıl kullanabileceklerini açıklayan net kurallar sunması şart. Toplum olarak biz de yapay zekanın kişisel ve profesyonel sınırlarını netleştirmek zorundayız.

Haber Merkezi tarafından yazılan bu haberi beğendiyseniz bunları da beğenebilirsiniz

web sitesi uygulama / geliştirme: