Uzaydan Dünya’ya Son Bakış: I.S.S.’de Hayatta Kalma Mücadelesi

Prime Video’daki I.S.S., Uluslararası Uzay İstasyonu’nda geçen gerilim dolu bir hikaye sunuyor. Uzayda nükleer savaş izleri gerilimi tırmandırıyor.

Prime Video’da yayınlanan I.S.S., dünyaya 400 kilometre uzaktaki Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) geçen gerilim dolu kurgusal bir hikaye sunuyor. Ariana DeBose ve Chris Messina’nın başrollerini paylaştığı bu film, hem atmosferi hem de uzayda geçen olay örgüsüyle dikkat çekiyor.

Uluslararası Uzay İstasyonu: Ortaklıkların Sınırlarını Aştığı Yer

Uluslararası Uzay İstasyonu, insanlığın uzayla ilişkisindeki en uzun soluklu projelerden biri olarak 1984 yılında ABD öncülüğünde hayata geçirildi. Zamanla Kanada, Japonya ve Avrupa ülkeleri projeye dahil oldu. Bir Lego oyuncağı gibi eklemelerle büyüyen bu proje, Sovyetler Birliği’nin yıkılmasının ardından Rusya’nın da katılımıyla uluslararası iş birliğinin örneklerinden biri haline geldi.

ISS, son dönemde mekikteki arıza nedeniyle geçici olarak istasyonda kalan ancak dönüşleri belirsiz hale gelen iki astronotla gündeme gelmişti. Bu ikonik yapının içindeki yaşama dair kayıtlar, aralarında Türkiye’nin ilk uzay turisti Alper Gezeravcı’nın da bulunduğu astronotlar sayesinde sık sık gündeme geliyor.

Şimdi ise bu gerilim dolu ortam, Prime Video ekranlarında farklı bir boyutta izleyiciyle buluşuyor.

Nükleer Savaşın İzleri Uzaydan Görülüyor

Filmde, Dr. Kira Foster (Ariana DeBose) ve Gordon Barrett (Chris Messina), olağan nöbet değişimi kapsamında istasyona geliyor. İstasyonda üç Amerikalı ve üç Rus astronot bulunuyor. İlk başlarda birbirleriyle ince şakalar yapan mürettebat, birlikte parti verip Dünya’nın büyüleyici manzarasının tadını çıkarıyor. Bu anlardan birinde, Rus kozmonot Nika (Masha Mashkova) uzaydan bakıldığında ülke sınırlarının anlamsız olduğunu dile getiriyor. Ancak bu huzurlu atmosfer uzun sürmüyor.

Bir sabah, Kira, uzaktan izlediği volkanik patlamaları ekiple paylaşmak istiyor. Fakat bu patlamalar kısa süre sonra nükleer savaşa ait izler olarak anlaşılınca gerilim tırmanıyor. Dünya ile iletişim kopuyor, ardından gelen mesajlar ise durumu daha da karmaşık hale getiriyor: Rusya ve Amerika arasında savaş çıkmıştır ve her iki tarafa da ISS’i ele geçirmeleri için ölümüne mücadele etmeleri gerektiği bildiriliyor.

Klostrofobi ve Yerçekimsiz Ortamda Gerilim

Yerçekimsiz ortamda geçen sahneler ve uzaydan çekilen Dünya görüntüleri, filme güçlü bir atmosfer katıyor. Denizaltı filmlerine özgü klostrofobi hissi, film boyunca zaman zaman izleyiciyi esir alıyor. Nick Shafir’in 2020 yılında “en beğenilen ama çekilmemiş” senaryolar arasında yer alan eseri, sonunda ekranlara başarıyla aktarılmış.

ISS’in Görev Süresi 2030’da Sona Erecek

Bu ikonik yapının görev süresi 2030 yılında sona erecek ve ardından Dünya’ya indirilip bir uzay enkazı olarak görevini tamamlayacak. ISS’i konu alan daha önce birçok film de yapılmıştı. Sandra Bullock ve George Clooney’li Gravity (BluTV) ve Dennis Quaid ve Jake Gyllenhaal’li The Day After Tomorrow (Netflix) bu türde akla ilk gelen yapımlar arasında.

Filmde, özellikle West Side Story ile dikkat çeken Ariana DeBose, yine başarılı bir performans sergiliyor. Uzay temalı gerilim ve bilim kurgu sevenler için I.S.S., kaçırılmayacak bir deneyim sunuyor.

Haber Merkezi tarafından yazılan bu haberi beğendiyseniz bunları da beğenebilirsiniz

web sitesi uygulama / geliştirme: