2030’da 9 Milyon Ton Tekstil Atığı: Türkiye Büyük Risk Altında
McKinsey’nin “Scaling Textile Recycling in Europe—Turning Waste into Value” raporu, Avrupa’nın 2030 yılına kadar yıllık 9 milyon ton tekstil atığına ulaşacağını öngörüyor. Rapora göre bu atıkların büyük bir kısmı, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere ihraç edilecek ve bu durum, Türkiye’yi yakın gelecekte büyük bir çevre krizi ile karşı karşıya bırakabilir.
AB’nin Tekstil Atık İhracatı Artıyor
Avrupa’da kişi başına düşen yıllık tekstil atığı miktarı 15 kilogram seviyesine ulaştı. Ancak bu atıkların sadece %1’i geri dönüştürülebiliyor. Geri dönüşüm kapasitesinin yetersizliği nedeniyle Avrupa, tekstil atıklarını başka ülkelere ihraç etme yolunu seçiyor. Bu ihracatın önemli bir kısmı Türkiye’yi hedef alıyor.
Türkiye’nin yıllık 1,2 milyon ton hazır giyim ihracatına karşılık, Avrupa’dan gelen 7 katı büyüklükteki tekstil atığı için gerekli altyapıya sahip olmadığı belirtiliyor. Net düzenlemelerin bulunmaması ve geri dönüşüm tesislerinin yetersizliği, Türkiye’yi devasa bir ikinci el tekstil çöplüğü olma riskiyle karşı karşıya bırakıyor.
Avrupa’dan Gelen Atıkların Çevresel Riski
Avrupa’nın 2030 yılına kadar tekstil atıklarının geri dönüşüm oranını %18-26’ya çıkarma hedefi bulunuyor. Ancak bu dönüşüm için 6-7 milyar Euro’luk yatırım gerekiyor. Türkiye’nin böyle bir yatırım planı olmaması, Avrupa’dan gelecek atıkların çevresel etkilerini artırıyor.
Özellikle Afrika ve Şili gibi bölgelerde daha önce oluşan ikinci el kıyafet dağlarının benzerinin Türkiye’de yaşanabileceği uyarısı yapılıyor.
Elyaftan Elyafa Geri Dönüşüm: Türkiye İçin Çözüm Önerileri
Uzmanlar, Türkiye’nin bu sorunla başa çıkabilmesi için:
- İkinci el kıyafet ithalatına sıkı düzenlemeler getirilmesi,
- Elyaftan elyafa geri dönüşüm teknolojilerinin geliştirilmesi,
- Yerel geri dönüşüm tesislerine yatırım yapılması gerektiğini vurguluyor.
Eğer bu adımlar atılmazsa, Türkiye hem çevresel hem de ekonomik açıdan büyük sorunlarla karşı karşıya kalabilir. Avrupa’nın atık yönetim stratejisinin Türkiye’yi nasıl etkileyeceği, önümüzdeki yıllarda daha net şekilde ortaya çıkacak.