35 Yıllık Esaret Bitti: Baltık Ülkeleri Avrupa Enerji Sistemine Geçti
Estonya, Letonya ve Litvanya, Sovyet döneminden bu yana bağlı oldukları Rus elektrik şebekesinden ayrılarak Avrupa enerji sistemi ile birleşti. Bu hamle, hem jeopolitik hem de sembolik açıdan büyük önem taşıyor.
Rus Bağımlılığı Sona Erdi
Baltık ülkeleri, 35 yıl süren enerji bağımlılığına son vererek, Avrupa Birliği (AB) ile entegrasyonlarını güçlendirdi. Cumartesi günü Rus şebekesinden ayrılan Estonya, Letonya ve Litvanya, Finlandiya, İsveç ve Polonya üzerinden Avrupa enerji şebekesine bağlanmaya başladı.
Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, bu durumu “Rusya ve Belarus enerji sistemine olan bağımlılığımızın kalan son unsurundan kopuş” olarak nitelendirdi.
Tarihi Tören Düzenlendi
Baltık ülkelerinin Rusya ile bağlantısının kesilmesi anısına, Vilnius şehir merkezinde özel bir tören düzenlendi. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve üst düzey yetkililer, 9 metre yüksekliğindeki geri sayım saatinin önünde bu tarihi ana tanıklık etti.
Yeni enerji sistemine geçiş sırasında, Baltık ülkeleri 24 saat boyunca “ada işletim modu” adı verilen geçici bir sistemle tek başına çalıştı. Ardından Baltık şebekesi, Kıta Avrupası ve İskandinav enerji şebekeleriyle birleşti.
Jeopolitik Önemi
Rusya ve Belarus sınırına 1,633 kilometre uzunluğunda sınırı bulunan Baltık ülkeleri, Rusya’nın enerji politikasına karşı bağımsızlığını güçlendirmiş oldu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna’ya saldırması sonrası bu süreç hız kazanmıştı.
16 elektrik hattının kapatılması ve Baltık Denizi’ndeki yeni kabloların devreye alınması, Baltık ülkelerinin enerji güvenliği açısından kritik bir adım oldu.
Önlemler ve Olası Tepkiler
Baltık ülkeleri, eski Sovyet ortaklarından gelebilecek olası tepkilere karşı tetikte beklerken, bölgedeki bazı ülkeler de ihtiyati tedbirler aldı. Estonya’nın kamu yayıncısı ERR, jeneratör satışlarının arttığını ve halkın olası bir enerji kesintisine hazırlık yaptığını bildirdi.
Gelecek İçin Yeni Bir Başlangıç
Baltık ülkelerinin bu hamlesi, hem enerji güvenliğini artıracak hem de AB ile olan bağlarını daha da güçlendirecek. Portekiz, İtalya ve İspanya gibi AB ülkelerinin uzun vadeli enerji planlarının da benzer bir modelle gelişmesi bekleniyor.