Al-Nassr’da Cristiano Ronaldo Krizi: Maça Çıkmayı Reddetti
Suudi Arabistan futbolunda dengeleri sarsabilecek bir gelişme yaşandı. Cristiano Ronaldo, Suudi Arabistan Ligi’nin 20. haftasında oynanacak Al Riyadh karşılaşmasında forma giymeme kararı aldı. Portekizli yıldızın bu tercihi, ilk etapta dinlenme ya da fikstür yoğunluğu ile ilişkilendirilse de, kulüp içi kaynaklar krizin çok daha derin olduğunu ortaya koyuyor.
Portekiz basınından A Bola’nın aktardığı bilgilere göre Ronaldo’nun kararı, ne fiziksel yorgunluk ne de yaklaşan kritik maçlarla bağlantılı. Aksine, yıldız futbolcunun kulüp yönetiminin yatırım politikalarına yönelik ciddi bir rahatsızlık taşıdığı belirtiliyor. Bu durum, Al-Nassr cephesinde son yılların en ciddi iç krizlerinden biri olarak değerlendiriliyor.
PIF Yönetimine Tepki Öne Çıkıyor
Kulübe yakın kaynaklara göre Cristiano Ronaldo, Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu olan Public Investment Fund’un Al-Nassr üzerindeki yönetim yaklaşımından memnun değil. Ronaldo’nun, aynı fon tarafından desteklenen rakip kulüplerin transfer ve kadro planlamasında öncelik gördüğünü düşündüğü ifade ediliyor.
Yıldız futbolcuya göre Al-Nassr, son üç sezondur Al-Hilal ve Al-Ittihad gibi rakiplerinin gerisinde bırakılıyor. Bu algı, kulübün sportif rekabet gücünün zayıfladığı yönündeki endişeleri de beraberinde getiriyor.
Yatırım Eksikliği Ve Transfer Sıkıntısı
Takım kaptanı olan Cristiano Ronaldo, özellikle transfer politikalarından rahatsız. Teknik direktör Jorge Jesus’un talep ettiği birçok ismin kadroya katılamadığı, kış transfer döneminde ise yalnızca 21 yaşındaki Iraklı orta saha Haydeer Abdulkareem’in transfer edildiği belirtiliyor.

Bu tablo, Ronaldo’nun gözünde kulübün sportif hedefleriyle örtüşmeyen bir yönetim anlayışına işaret ediyor. Portekizli yıldızın, yatırım eksikliği nedeniyle Al-Nassr’ın şampiyonluk yarışında giderek dezavantajlı hale geldiğini düşündüğü aktarılıyor.
Portekizli Yöneticilerin Yetkileri Donduruldu
Kulüp içindeki huzursuzluğu artıran bir diğer unsur ise yönetim kadrosunda yaşanan gelişmeler oldu. Al-Nassr’da görev yapan sportif direktör Simao Coutinho ile CEO Jose Semedo’nun yetkilerinin, ocak ayı başında yönetim kurulu kararıyla dondurulduğu öne sürülüyor.
Her iki ismin de Portekizli olması, Ronaldo’nun kulüp içindeki destek mekanizmasının zayıfladığı yönünde yorumlanıyor. Bu gelişme, yıldız futbolcunun kulüp yönetimine olan güvenini daha da sarstı.
Al-Hilal İle Kıyaslama Huzursuzluğu Artırdı
Ronaldo cephesinde rahatsızlığı artıran en önemli başlıklardan biri de Al Hilal’in agresif transfer politikası oldu. Al-Hilal’in kısa süre önce Fiorentina’dan İspanyol stoper Pablo Marí için 2 milyon euro ödemesi ve Rennes forması giyen Kader Meïté için 30 milyon euroya yaklaşan bir bütçe ayırması dikkat çekti.
Ayrıca Karim Benzema’nın Al Ittihad ile sözleşme yenileme sürecinde yaşanan belirsizlik nedeniyle Al-Hilal’e transfer olabileceği iddiaları da Suudi futbol kamuoyunda geniş yankı buldu. Bu tablo, Al-Nassr’ın rekabet gücünü daha da sorgulatıyor.
Jorge Jesus’un Açıklamaları Gerilimi Tırmandırdı
Yaşanan kriz, Al-Nassr’da ilk kez gündeme gelmiyor. Ocak ayı ortasında teknik direktör Jorge Jesus, kulübün “Al-Hilal kadar siyasi güce sahip olmadığını” ifade etmişti. Bu açıklama, Suudi futbol çevrelerinde büyük tartışma yaratmış, Al-Hilal yönetimi Portekizli teknik adam için 6 aydan 1 yıla kadar men cezası talebinde bulunmuştu.
Bu sözlerin ardından kulüp içindeki tansiyonun daha da yükseldiği, Cristiano Ronaldo’nun maça çıkmama kararının da bu atmosferden bağımsız olmadığı değerlendiriliyor.
Al-Nassr’da Kritik Süreç
Özetle, Cristiano Ronaldo’nun Al Riyadh maçında forma giymeme kararı, basit bir rotasyon tercihi değil; Al-Nassr’ın yönetim yapısı, yatırım stratejisi ve kulüp içi dengelerine dair derin bir krizin yansıması olarak görülüyor. Önümüzdeki günlerde kulüp yönetiminin nasıl bir adım atacağı, hem Ronaldo’nun geleceği hem de Suudi Arabistan Ligi’ndeki güç dengeleri açısından belirleyici olacak.
Kaynak: A Bola

