Dünya Kupası Biletleri Sosyal Adaletsizlik Tartışması Başlattı
2026 Dünya Kupası, ABD, Kanada ve Meksika’nın ortak ev sahipliğinde düzenlenecek ve turnuvanın başlamasına altı aydan az bir süre kaldı. Ancak futbol heyecanı, birçok taraftar için yerini bilet fiyatları, erişim sorunları ve güvenlik endişelerine bırakmış durumda. FIFA’nın yürüttüğü biletleme süreci yoğun talep görürken, aynı zamanda ciddi tartışmaları da beraberinde getirdi.
Guardian okurlarına yöneltilen “Dünya Kupası biletleri hakkında ne düşünüyorsunuz?” sorusu, turnuvaya dair son derece çarpıcı bir tablo ortaya koydu. Kimileri astronomik fiyatlara rağmen “hayatta bir kez” diyerek bilet alırken, kimileri ise politik atmosfer, maliyetler ve belirsizlikler nedeniyle turnuvayı tamamen boykot etmeye karar verdi.
“Fiyat Yüksek Ama Kuzey Amerika Gerçeği Bu”
Kanada’nın Winnipeg kentinde yaşayan bir okur, Kanada’da oynanacak grup maçlarından biri için kişi başı 270 Kanada doları ödeyerek bilet aldığını belirtiyor. Sürecin karmaşık, bekleme sürelerinin uzun olduğunu ifade eden okur, yine de fiyatları şaşırtıcı bulmadığını söylüyor. Ona göre Kuzey Amerika spor kültüründe bu rakamlar artık olağan.
Ancak aynı okur, otel fiyatlarının biletlerden çok daha sarsıcı olduğunu vurguluyor. Bu yorum, Dünya Kupası bilet fiyatları kadar seyahat ve konaklama maliyetlerinin de taraftarlar için caydırıcı hale geldiğini gösteriyor.
“Bir Kuruşumu Bile Vermeyeceğim”
Avustralya’nın Brisbane kentinde yaşayan 53 yaşındaki bir başka okur ise son derece net bir tavır sergiliyor. Daha önce 2006 Almanya Dünya Kupası’na katıldığını belirten futbolsever, 2026 için uzun süre plan yaptığını ancak sonrasında vazgeçtiğini söylüyor.
Bu kararın arkasında, ABD’deki siyasi atmosfer ve Donald Trump ile FIFA Başkanı Gianni Infantino’nun kamuoyuna yansıyan görüntülerinin etkili olduğu ifade ediliyor. Okur, “Bu turnuvanın başarılı olması için cebimden tek kuruş çıkmayacak” diyerek parasını başka spor organizasyonlarına harcamayı tercih ettiğini belirtiyor.
“Değer Mi? Hayır”
New York yakınlarında yaşayan bir başka taraftar ise dokuz maç için toplam 14 bin 400 dolar harcadığını aktarıyor. Bu rakam, 32 bilet anlamına geliyor. Ancak ilginç olan şu: Bu kişi, harcadığı paraya rağmen “değer mi?” sorusuna açıkça “hayır” yanıtını veriyor.
Buna rağmen biletleri elden çıkarmak yerine, erişilebilirlik nedeniyle bu riski aldığını söylüyor. Önceki Dünya Kupalarıyla kıyaslandığında, 2026 Dünya Kupası bilet fiyatlarının “kontrolden çıkmış” olduğunu ifade eden okur, fiyatların düşmesini beklemenin ise büyük bir risk olduğunu düşünüyor.
“Hâlâ Futbolun En Saf Hali”
Philadelphia’da oynanacak bir grup maçı için kişi başı 155 dolar ödeyen bir başka Guardian okuru ise kararsız bir ruh hali içinde. Zaman zaman “aldığıma pişman oldum” diyen taraftar, buna rağmen Dünya Kupası’nı futbolun hâlâ en saf hali olarak tanımlıyor.
Ancak bu okur da göçmen politikaları, ICE uygulamaları ve özellikle Latin Amerikalı taraftarların maçlara giderken yaşayabileceği olası sorunlar konusunda ciddi endişeler taşıyor. Bu durum, güvenlik kaygılarının yalnızca turistleri değil, ev sahibi ülkede yaşayan toplulukları da etkilediğini ortaya koyuyor.
“70 Bin Dolar Harcadım”
New York’ta yaşayan bir girişimci ise uç bir örnek sunuyor. Toplam 62 bilet alan ve yaklaşık 70 bin dolar harcadığını söyleyen okur, bu yatırımı ticari bir fırsat olarak da görüyor. Ona göre Dünya Kupası, “on yılda bir gelen” ve her koşulda değerli bir organizasyon.
Bu görüş, turnuvaya ticari bir meta olarak bakan kesimin de varlığını açıkça ortaya koyuyor.
“Güvenlik Ve Onur Söz Konusu”
Miami’den gelen bir yorum ise son derece sert. Şehrin altyapısının bu ölçekte bir organizasyona hazır olmadığını savunan okur, FIFA’yı yolsuzlukla ve insan haklarını hiçe saymakla suçluyor. Ayrıca ABD’deki siyasi atmosfer nedeniyle “ten rengi yüzünden hedef alınma” korkusunun günlük hayatın bir parçası haline geldiğini ifade ediyor.
Bu şartlar altında bilet almayı reddeden okur, Dünya Kupası’nın evrensel ruhuyla mevcut ortamın örtüşmediğini savunuyor.
“Bir Hayal Paramparça Oldu”
Avustralya’dan yazan 42 yaşındaki bir okur ise en dramatik hikâyelerden birini paylaşıyor. Sağlık sorunlarını atlattıktan sonra hayatındaki en büyük hayalin bir Dünya Kupası finali izlemek olduğunu anlatan futbolsever, New York’taki final için yıllar öncesinden plan yaptığını söylüyor.
Ancak final maçının en ucuz biletinin yaklaşık 6 bin 250 Avustralya doları olduğunu öğrendiğinde hayalinin tamamen yıkıldığını belirtiyor. Bu deneyimi, “bir kez yaşanacak bir hayalin, para hırsı yüzünden yok edilmesi” olarak tanımlıyor.
Ortaya Çıkan Tablo Net
Guardian okurlarının aktardıkları, 2026 Dünya Kupası’nın daha şimdiden tarihin en pahalı ve en tartışmalı turnuvalarından biri olmaya aday olduğunu gösteriyor. Dünya Kupası bilet fiyatları, birçok taraftar için erişilemez hale gelirken; politik atmosfer, güvenlik endişeleri ve organizasyonel sorunlar da futbolun birleştirici gücünü gölgede bırakıyor.
Kaynak: The Guardian

