Casus Şeyh, Kripto ve Beyaz Saray: ABD’yi Sarsan İddialar
ABD siyasetinde uzun yıllar tartışılacak yeni bir dosya gündeme geldi. Wall Street Journal’ın ulaştığı belgelere göre, Birleşik Arap Emirlikleri’nin en etkili isimlerinden biri olan Tahnoon bin Zayed Al Nahyan, Donald Trump’ın ailesiyle bağlantılı bir kripto girişimine başkanlık öncesinde 500 milyon dolarlık gizli yatırım yaptı. Söz konusu yatırımın zamanlaması ve tarafları, ABD’de eşi benzeri görülmemiş bir çıkar çatışması tartışmasını beraberinde getirdi.
Belgeler; şirket kayıtları, e-posta yazışmaları ve konuya yakın dört ayrı kaynağa dayanıyor. Buna göre anlaşma, Donald Trump’ın 2024 seçimlerini kazanmasından yalnızca dört gün önce tamamlandı. Gelişme, ABD’de anayasal sınırların ihlal edilip edilmediği sorusunu da gündemin merkezine taşıdı.
Kripto Girişimine Gizli Ortaklık
Habere göre, Trump ailesinin desteklediği World Liberty Financial adlı kripto girişiminin yüzde 49’luk hissesi, 500 milyon dolar karşılığında Birleşik Arap Emirlikleri bağlantılı Aryam Investment 1 isimli şirkete devredildi. Şirketin nihai kontrolünün, Abu Dabi Veliaht Prensi’nin kardeşi olan Tahnoon bin Zayed Al Nahyan’a ait olduğu belirtiliyor.
Yatırımın ilk aşamasında aktarılan 250 milyon doların 187 milyon dolarlık bölümü, doğrudan Trump ailesiyle bağlantılı şirketlere yönlendirildi. Ayrıca en az 31 milyon doların, daha sonra Trump tarafından Ortadoğu özel temsilcisi olarak atanan Steve Witkoff’un ailesine yakın kuruluşlara gittiği tespit edildi. Bu detay, dosyanın yalnızca ticari değil, siyasi etkiler de taşıdığını ortaya koyuyor.
Tahnoon Bin Zayed Kimdir?
Tahnoon bin Zayed Al Nahyan, yalnızca büyük bir yatırımcı olarak tanınmıyor. Kendisi, Birleşik Arap Emirlikleri’nin ulusal güvenlik danışmanı, istihbarat mimarlarından biri ve ülkenin kamu fonlarıyla bağlantılı 1,3 trilyon doları aşan bir sermaye ağının fiili yöneticisi konumunda bulunuyor.
ABD istihbarat ve diplomasi çevrelerinde “casus şeyh” lakabıyla anılan Tahnoon, özellikle yapay zeka, biyometrik gözetleme, büyük veri ve savunma teknolojileri alanlarındaki agresif yatırımlarıyla biliniyor. Kontrol ettiği G42 adlı teknoloji grubu, Biden yönetimi döneminde Çinli şirketlerle yakın ilişkileri nedeniyle Washington’da ciddi güvenlik tartışmalarına yol açmıştı.
Yönetim Kurulunda Görünmeyen Bağlar
Anlaşmanın ardından Aryam Investment 1, World Liberty Financial’ın en büyük hissedarı konumuna yükseldi. Şirketin beş kişilik yönetim kuruluna ise Tahnoon’un kontrolündeki G42’den iki üst düzey yönetici atandı. Bu isimlerin, Birleşik Arap Emirlikleri’nin ABD’den ileri seviye yapay zeka çipleri alabilmesi için yürütülen lobi faaliyetlerinde aktif rol oynadığı ifade ediliyor.
Şirket içi belgelerde, söz konusu yöneticilerin Washington’daki teknoloji ve savunma çevreleriyle düzenli temas halinde olduğu bilgisi yer alıyor. Buna rağmen World Liberty’nin kamuya açık belgelerinde, Trump ailesinin payının yüzde 75’ten yüzde 38’e düştüğü görülse de, yeni ortağın kimliği bugüne kadar açıklanmadı.
Çip Anlaşması Tesadüf mü?
Trump’ın göreve dönüşünden sonra, Mart 2025’te Tahnoon bin Zayed, Beyaz Saray’da Donald Trump ile bir araya geldi. Görüşmede yapay zeka ve savunma teknolojilerinde stratejik ortaklık mesajı verildi. Bu temasın ardından Trump yönetimi, Birleşik Arap Emirlikleri’ne yılda yaklaşık 500 bin adet ileri seviye yapay zeka çipi satışını mümkün kılan çerçeve anlaşmayı onayladı.
Ancak Wall Street Journal’ın özellikle vurguladığı nokta şu oldu: Tahnoon’un Trump ailesine yaptığı yatırım, bu çip anlaşmasından aylar önce tamamlanmıştı. Bu durum, “karşılık mı, tesadüf mü?” sorularını daha da güçlendirdi.
Kripto, Binance ve Af Tartışması
Dosyada dikkat çeken bir diğer başlık ise kripto bağlantıları oldu. Tahnoon’un yatırım ağına bağlı MGX, World Liberty’nin çıkardığı stablecoin üzerinden kripto devi Binance’a 2 milyar dolarlık yatırım yaptı. Kısa süre sonra Donald Trump’ın, Binance kurucusu Changpeng Zhao’yu affetmesi tartışmaları daha da alevlendirdi.
Zhao, ABD’de kara para aklama yasalarını ihlal ettiği gerekçesiyle hüküm giymişti. Demokrat Partili senatörler, süreci “kripto üzerinden yürütülen örtük diplomasi” ve “af karşılığı sermaye” olarak nitelendirirken, Beyaz Saray iddiaları reddetti.
Hukukçular Anayasal Kriz Uyarısı Yapıyor
ABD’li hukukçulara göre ortaya çıkan tablo, Anayasa’daki “foreign emoluments clause” olarak bilinen ve başkanın yabancı devletlerden doğrudan ya da dolaylı çıkar elde etmesini yasaklayan maddeyi ihlal edebilir. Washington Üniversitesi’nden hukuk profesörü Kathleen Clark, anlaşmayı “beşinci alarm seviyesinde bir etik ihlal” olarak tanımlarken, Trump’ın eski Beyaz Saray hukuk danışmanlarından Ty Cobb, bunun dış politikanın özel ticari çıkarlarla iç içe geçtiği en net örneklerden biri olduğunu ifade etti.
Trump cephesi ise başkanın tüm ticari varlıklarının çocukları tarafından yönetilen bir tröstte bulunduğunu ve Trump’ın bu yatırımlarda doğrudan rol almadığını savunuyor.
ABD Siyasetinde Eşi Görülmemiş Bir Dosya
Wall Street Journal’a göre bu vaka, bir yabancı devlet yetkilisinin, görevdeki bir ABD başkanının ailesine ait bir şirkette büyük ölçekli hisse sahibi olduğu ilk bilinen örnek olarak kayda geçti. Uzmanlar, bu durumun yalnızca etik değil, ABD dış politikasının karar alma mekanizmaları açısından da ciddi bir kırılmaya işaret ettiğini belirtiyor.
Kongre’de Demokratların yeni bir soruşturma başlatması beklenirken, dosyanın Trump’ın ikinci döneminde ABD–Ortadoğu ilişkilerinin seyrini doğrudan etkileyeceği değerlendiriliyor.
Kaynak: Wall Street Journal

