Özbekistan, Turizmde “Çöldeki Venedik” Olma Yolunda mı?
Orta Asya’nın yükselen turizm destinasyonu Özbekistan, tarihi ve kültürel mirasını modern yatırımlarla buluşturmaya çalışıyor. Ancak uzmanlar, hızla artan turizm projelerinin Buhara, Hive ve Semerkant gibi tarihi şehirlerin dokusuna zarar verebileceği konusunda uyarıyor. Ülke, turizmde dev bir atılım yaparken UNESCO ve koruma uzmanları “Çöldeki Venedik” uyarısında bulunuyor.
Özbekistan, Turizmde Büyük Hedefler Peşinde
Birleşik Krallık’ın kamu yayıncısı BBC’nin analizine göre, son yıllarda Özbekistan turizmde büyük bir sıçrama yaşadı. Ülke, 2018’den bu yana turist sayısını artırarak 119 ülke arasında 78. sıraya yükseldi. 2023’te 6,6 milyon yabancı turisti ağırlayan Özbekistan, 2030’a kadar bu sayıyı 15 milyona çıkarmayı hedefliyor.
Özbek mutfağını tanıtmak için çayhaneler, müzeler ve turizm merkezleri inşa edilirken, ülkenin turizm politikası özellikle İpek Yolu mirası etrafında şekillendiriliyor. Ancak bu yoğun yapılaşmanın tarihi dokuyu tehdit ettiği endişesi giderek büyüyor.
Tarihi Yapılar Arasında Dev Turizm Projeleri Yükseliyor
BBC’nin haberinde, Buhara’da her sokak köşesinde yeni bir otel inşa edildiği belirtilirken, 16. yüzyıldan kalma tarihi bir medresenin yanına konuk evi yapıldığına dikkat çekiliyor.
Ülkede büyük inşaat projelerine imza atan zengin iş insanı Bakhtiyor Fazilov, Semerkant’ı modernize etme çabalarının başını çekiyor. 2022’de açılan yeni havaalanı ve “Disneyland’e benzetilen” İpek Yolu Semerkant projesi, şehrin imajını yenilemeyi amaçlıyor.
Fazilov’un inşaat şirketi Enter Engineering’in yöneticilerinden Rüstem Haydarov, “Tarihi binaları kopyalamaya çalışmıyoruz, kendi etkisini yaratacak projeler geliştiriyoruz” diyerek eleştirilere yanıt veriyor. Şirket, lüks otellerin yanı sıra sağlık turizmine yönelik tesisler de inşa ediyor.
Uzmanlar: Tarihi Şehirler “Turistik Müzeye” Dönüşüyor
Özbekistan’ın turizm atağına karşı çıkan isimlerden biri, tarihi mirasları koruma amacı taşıyan Alerte Héritage’ten Svetlana Gorshenina. Gorshenina, “Özbekistan, kent merkezlerinde yaşayan halkı çıkararak turistik kasabalar yaratıyor” diyerek bu dönüşümün yerel halkı olumsuz etkilediğini söylüyor.
Adını vermek istemeyen bir Özbek mimar ise Buhara’nın hızla kırılgan bir yapıya dönüştüğünü belirterek “Burası sadece turistlere hitap eden bir yer olmamalı, yerel halkın yaşam alanı korunmalı” uyarısında bulunuyor.
UNESCO’dan Özbekistan’a Uyarı
Özbekistan’daki hızlı turizm projeleri UNESCO’nun da dikkatini çekti. Kuruluşun yetkilileri, Buhara’daki çalışmaların yakından takip edildiğini ve tarihi dokunun korunması gerektiğini vurguladı.
Özbekistan’ın turizm hamlesi ekonomik büyüme ve uluslararası prestij açısından büyük avantajlar sunsa da, tarihi dokunun korunmaması halinde ülkenin otantik kimliğini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor.