Timothée Chalamet: “Bob Dylan Rolü Hayatımın En Büyük Onuruydu”
Timothée Chalamet, Bob Dylan: Tam Bir Bilinmez (A Complete Unknown) filminde efsanevi müzisyeni canlandırmanın hayatının en büyük onuru olduğunu söyledi. Chalamet, projeye kendini tamamen adadığını ve bu rol için 5,5 yıl boyunca hazırlandığını açıkladı.
“Bu benzersiz sanatçı, Bay Bob Dylan’ı, gerçek bir Amerikan kahramanını canlandırmak için elimden gelen her şeyi verdim. Onu oynamak hayatımın en büyük onuruydu.”
Ünlü oyuncu, müzik biyografilerinin kolayca klişelere düşebileceğini ancak ekibiyle birlikte bunun önüne geçmek için her şeyi yaptıklarını belirtti.
“Büyük Oyuncuların Arasına Girmek İstiyorum”
Chalamet, kariyerinde her zaman mükemmelliği hedeflediğini ve sinema dünyasında kalıcı bir iz bırakmak istediğini dile getirdi. Kendisine ilham veren isimlerden bahseden oyuncu, sadece sinema dünyasındaki ustalarla değil, farklı alanlardaki efsanelerle de kıyaslanmak istediğini söyledi:
“Büyük oyuncuların arasına girmek istiyorum. Onlardan ilham alıyorum; bu gece burada olan büyük isimlerden ilham alıyorum. Daniel Day-Lewis, Marlon Brando ve Viola Davis’ten ne kadar etkileniyorsam, Michael Jordan ve Michael Phelps’ten de o kadar etkileniyorum ve onların seviyesine ulaşmak istiyorum.”
Chalamet, rol aldığı projelerde her zaman en iyisini yapmaya çalıştığını ve sinemada kalıcı bir iz bırakmayı hedeflediğini de vurguladı.
“Bu Film Hayatımın Beş Yılını Aldı”
Filmin kolay bir süreç olmadığını ve karaktere hazırlanmak için yıllarını verdiğini belirten Chalamet, Bob Dylan’ın ruhunu ve tarzını anlamak için büyük çaba harcadığını ifade etti.
“Aslında bu proje hayatımın 5 buçuk yılını aldı. Dylan’ın enerjisini, tarzını, müziğini ve duruşunu anlamak için uzun bir süreçten geçtim.”
Chalamet, rolüne tamamen adapte olmak için Dylan’ın müziğiyle büyüyen insanlarla vakit geçirdiğini, dönemin kültürünü araştırdığını ve karakteri derinlemesine kavramaya çalıştığını söyledi.
“Sinema Öznel Bir Sanat Ama Ben Mükemmelliğin Peşindeyim”
Timothée Chalamet, sinemanın çok kişisel ve öznel bir sanat dalı olduğunu ancak kendisinin her zaman en iyisini yapmaya çalıştığını belirtti.
“Sonuçta, sinema öznel bir sanat dalı ama ben gerçekten mükemmelliğin peşindeyim.”
Bu açıklamalar, genç oyuncunun sadece bir popülerlik figürü olmanın ötesine geçerek gerçek bir sanatçı olmak için verdiği mücadeleyi gözler önüne seriyor.